Şu an okunan:
Edirne’nin Ayasofyası 55 yıl sonra yeniden ibadete açılacak
Full Article 3 minutes read

Edirne’nin Ayasofyası 55 yıl sonra yeniden ibadete açılacak

Edirne’nin Enez ilçesinde, antik çağdan kalan Enez Kalesi içindeki ‘Edirne’nin Ayasofya’sı’ olarak bilinen Fatih Camii 55 yıl sonra yeniden ibadete açılmaya hazırlanıyor.

Fetih sonrası Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilen Fatih Camii, 1965 yılındaki depremde çatısının ve kubbesinin çökmesi sonucu ibadete kapatılmıştı. Osmanlı ve Bizans izleri ve kalem işlemelerini günümüze taşıyan Fatih Camii’nde 2016 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarında, çatısı ve kubbeleri aslına uygun şekilde yapılarak sona gelindi.

Tarihi yapı hem camii hem de müze olarak hizmete açılacak

Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, yaptığı açıklamada, “Edirne Enez Ayasofya diğer adıyla Enez Fatih Camii’nde 2016 yılının Eylül ayında restorasyona başladık. 1965 yılındaki depremde bu yapı yıkıldı. Restorasyona başlandığı zaman iki duvarı ayaktaydı, tamamen harabe durumdaydı. Geliştirilen restorasyon projeleri doğrultusunda 3 yıldır çalışmalar devam ediyor. Bugüne kadar burada ciddi zemin güçlendirmesi yapıldı, mevcut duvarlarla ilgili enjeksiyon çalışmalarıyla güçlendirme gerçekleştirildi. Daha sonra yapı mevcut haliyle sağlamlaştırıldı ve akabinde de kubbesi, çatısı oluşturuldu. Artık kalem içi uygulamalarına geçeceğiz” dedi.

Tarihi yapının hem camii hem de müze olarak hizmete açılacağını söyleyen Güneren, “Arkeolojik sit alanında olan, Enez Kalesi’nin içinde kalan bir yapı, etrafında da arkeolojik kalıntı alanları var. Burada arkeolojik kalıntıları sergilemek için peyzaj projesi üzerinde de çalışıyoruz, cami ile ilgili olmayan kalıntıları da müze olarak açıp bir yaşam alanı oluşturmak istiyoruz” dedi.

Bizans ve Osmanlı İşlemeleri Mevcut”

Tarihi yapıda Bizans ve Osmanlı işlemelerinin mevcut olduğunu söyleyen Güneren, “Yapımız 12’inci yüzyılda yapılmış aslı itibarıyla Ayasofya’dır. Cami 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Enez’i fethiyle kiliseden camiye çevriliyor. Çevrildikten sonra bir minber ve mihrap yapılıyor cami içine, şu andaki mihrabın üzerindeki kalem işçiliği, mihrap yapıldığı zamandan kalma kalem işçiliğidir. Yaklaşık bin yıl öncesi, Bizans döneminden kalma işlemelerin de olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

Biz yapıyı nasıl bulduysak öyle koruma ihtiyacı duyduk ve olduğu şekilde dondurduk”

Güneren, depremden sonra eğrilen duvarlarını yıkmadan enjeksiyon işlemleri ve dondurma çalışması ile restorasyon çalışması yaptıklarını belirterek, “Cami 1965 yılında depremde yıkıldıktan sonra çok ciddi bir erozyona maruz kalıyor ve zaman içinde caminin kale duvarı tarafı bölümünde bir eğilme gerçekleşiyor. Enjeksiyon işlemleri bu yıkılma bölgelerinde ekstra yapıldı. Şu an statik açıdan herhangi bir sorun yok. Şu anki caminin üstüne kubbesi ve çatısı konuldu, böylelikle 1965 ve 2020 yılında oluşan 55 yıllık yıpranmalarda gösterilmiş oldu. Burada antik bir restorasyon gerçekleştirildi. Deprem önce cami ne vaziyette ise restorasyon esnasında bunlar korundu, sadece tarafımızca tamamlamalar gerçekleştirildi. Biz yapıyı nasıl bulduysak öyle koruma ihtiyacı duyduk ve olduğu şekilde dondurduk” dedi.

Güneren, caminin 2020’nin Temmuz ayında iç ve çevre çalışmasıyla tamamlanıp, Enez ve Türkiye turizmine kazandırmak istediklerini ifade etti. 

Yorumlar

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.

Input your search keywords and press Enter.